Page 115 - Gastronomi Dergisi
P. 115

GA STR O N O Mİ

                                                        röportaj
                                                                                             “








                                                                                         Bizdeki malzeme
                                                                                   çeşitliliği, üretici emeği ve

                                                                                    kültürel hafıza, dünyada
                                                                                    çok az mutfakta bu kadar
                                                                                        güçlü hissediliyor.
                                                                                             ”











          isteriz bu hikâye nasıl başladı?    hikâyemizi de besliyor.
          Octo’nun hikâyesi, yerellikten ilham alan
          ama sınırları aşan bir mutfak anlayışından   Gelenekselden moderne anlayışı
          doğdu. Biz Octo’da Türk mutfak kültürüne   sizinle tam uyuşuyor. Bolu Mengen’de
          sadece geçmişin bir mirası olarak değil,   başlayan hikâye yurt dışına kadar
          yaşayan bir organizma gibi yaklaşıyoruz.   uzanıyor ve elbette yenilikçi anlayışınız
          Her tabak bu toprakların malzemesini,   da dikkat çekiyor. Bu yolculuğun
          emeğini ve ruhunu çağdaş bir anlatıyla   gastronomi açısından ilhamlarından
          yeniden yorumluyor. Octo’nun vizyonu;   bahseder misiniz?
          Anadolu’nun köklerine saygı duyarak   Avrupa’dan Asya’ya ve Akdeniz kıyılarına
          modern Türk mutfağının geleceğini inşa   kadar yaptığım gastronomi turları bana
          etmek. Bunun için yerel üreticilerle,   şunu öğretti: Gerçek yenilik, köklerinden
          kadın kooperatifleriyle, küçük ölçekli   kopmadan olur. Farklı ülkelerde tattığım
          çiftçilerle birebir temas halindeyiz. Çünkü   her lezzet, Anadolu mutfağının derinliğini
          sürdürülebilir bir gastronomi, ancak birlikte   daha iyi anlamamı sağladı. Çünkü bizdeki
          üretmekle mümkün. Bugün Octo’da amaç,   malzeme çeşitliliği, üretici emeği ve kültürel
          sadece yemek pişirmek değil bu ülkenin   hafıza, dünyada çok az mutfakta bu kadar
          ürünlerini, üreticilerini ve gastronomik   güçlü hissediliyor. Benim için modern
          hafızasını görünür kılmak.          mutfak, geçmişi reddetmeden geleceğe
                                              taşımak demek.
          Octo’nun menüsünden bahseder
          misiniz? Doğaya duyarlı bir menünüz de   Türkiye’de şeflerin son yıllarda yükselişi
          var sanırım bu yüzden misafirleri ne gibi   hakkında neler söylemek istersiniz?
          bir deneyim bekliyor?               Adeta bir dönemin müzik akımı gibi
          Octo’nun menüsü mevsimlerle birlikte   kendi isimlerini çıkarmaya devam
          nefes alıyor diyebilirim. Her ürünün   ediyor.
          coğrafi kimliğini önemsiyoruz çünkü bir   Türkiye’de gastronomi artık sadece
          malzemenin hikâyesi, lezzetin en derin   mutfakta değil, düşüncede de büyüyor.
          katmanını oluşturuyor. Milas’tan Memecik   Yeni kuşak şefler artık sadece pişirmiyor;
          zeytinyağı, Konya Bozkır’dan taş değirmen   araştırıyor, sorguluyor, geliştiriyor. Anadolu
          tahini, Trakya’dan kadın kooperatifinin   mutfağını kaynak olarak gören, onu
          el yapımı kuskusu, Gaziantep’ten firik   yeniden yorumlayan, üreticiyle bağ kuran
          bulguru… Menüdeki her tabak doğaya,   bir anlayış doğdu. Bu değişim, güçlü
          üreticiye ve geçmişe saygı taşıyor. Octo   bir eğitim bilincinin ve sürekli öğrenme
          İstanbul’da sürdürülebilirlik bir trend değil,   isteğinin sonucu. Şefler artık sadece
          bir duruş. Bu anlayışla yalnızca ürün değil,   teknik beceriye değil, kültürel derinliğe,
          üretim sürecine de dokunuyoruz. Muğla   sürdürülebilirliğe ve bilimsel yaklaşıma da
          Menteşe köyündeki bal kovanlarımızda   önem veriyor. Anadolu’nun zengin ürün
          yerel arıcılarla iş birliği yaparak gastronomik   çeşitliliği, coğrafi mirası ve kadim pişirme
          kullanıma özel bal üretiyor, Alanya ve   gelenekleri, bu yeni dalganın en büyük
          Mersin’deki tropikal meyve kooperatiflerine   ilhamı haline geldi. Ben bu dönemi Türkiye
          avokado çekirdeklerini göndererek   gastronomisinin aydınlanma çağı olarak
          döngüsel bir sistem kuruyoruz. Tüm   görüyorum.
          bu projeler, sadece menümüzü değil
                                                                                                                  115
   110   111   112   113   114   115   116   117   118   119   120