Page 109 - Gastronomi Dergisi
P. 109

GA STR O N O Mİ

                                                        röportaj



          Külhaş Usta’nın yanında yetişmiş, ondan
          “evladım” sözünü duymuş bir ustaydı.
          Ben de o geleneği sürdürerek aile mirasını
          modern bir anlayışla devam ettirdim.

          Üniversitede bilgisayar programcılığı
          okudum ama kalbim hep mutfaktaydı.
          Asker dönüşü İkinci Bahar Lokantası’nı
          kurdum. Bugün 12 yıldır Kilis mutfağını hem
          koruyor hem de çağın ruhuna uygun şekilde
          sunuyoruz.

          Kariyerinizde sizi en çok etkileyen
          dönüm noktası neydi?
          Kesinlikle, Şef Ömür Akkor’un yemeklerime
          olan ilgisi. O gün fark ettim ki benim
          yemeklerim sadece bir tabakta değil, bir
          hikâyede karşılık buluyor. O karşılaşma
          bana şunu öğretti: Doğru insanlarla yolların
          kesişmesi, tutkunu büyütür; emeğini anlamlı
          kılar.

          Havuş Lokantası misafirlerine nasıl bir
          deneyim sunuyor?
          İlk olarak şunu söylemeliyim: “Havuş”, Kilis
          evlerinin kalbidir. Evin avlusu, yani hayatın
          aktığı yer… Sabah güneşi orada doğar,
          akşam sohbetleri orada biter. Çocuk
          sesleri, bakır tencerelerde pişen yemeklerin   kalbinde saklıdır “
          kokusuna karışır. Biz Havuş’u kurarken
          bir mekân değil, bir duygu yaratmak       Bir sofranın ruhu,
          istedik. Bugün Havuş, sadece bir restoran   sadece yemekte değil;
          değil; Kilis’in mutfak mirasını yaşatan bir
          buluşma noktası. Zeytinyağı, nar ekşisi,   onu paylaşan insanların
          taze sebzeler ve o bölgenin bereketli
          toprağından gelen her malzeme bizim
          için bir kimliktir. Misafirlerimiz sofraya
          oturduğunda sadece yemek değil, bir
          kültürün sıcaklığını hissediyor. Kilis’in meşhur
          misafirperverliği Havuş’un her detayında
          yaşıyor; bizim için her misafir eve gelen bir   ”
          dost gibidir.
          Havuş Lokantası’nın menüsünden
          bahseder misiniz?
          Havuş’un menüsü bir hikâye anlatır. Her
          tabak Kilis toprağından gelen bir lezzet taşır.
          Lebeniye çorbası, yoğurdun sadeliğiyle
          ruh bulan bir başlangıçtır; sıcak, samimi
          ve doğaldır. Ardından gelen Tarçınlı Halep
          Lahmacunu, gelenekten bugüne uzanan
          zarif bir dokunuşu sofraya taşır, damakta
          geçmişin izlerini bırakır. Ekşili kebap, nar
          ekşisiyle etin dengesini bulduğu bir lezzet
          manifestosudur; güçlü ama ölçülüdür. Ev
          Alinaziği, patlıcanın köz kokusuyla kespara
          kıymanın mükemmel uyumunu taşırken Kilis
          Keşkeği sabırla pişerek geçmişi bugüne
          taşıyan bir emek öyküsüne dönüşür. Fıstıklı
          Pilav Tandır, Antep fıstığının zarafetiyle on
          saatlik tandır emeğinin birleştiği noktada
          hem görkemli hem mütevazı bir lezzet sunar.
          Ve elbette taze dolmalar ile sarmalar…
          Kilis’in sabırla yoğrulmuş inceliğini, emeğin
          ve sevginin sofradaki zarafetini anlatır.
                                                                                                                  109
   104   105   106   107   108   109   110   111   112   113   114