Page 73 - Gastronomi Dergisi
P. 73
GA STR O N O Mİ
röportaj
“
Restoran benim için
bir tiyatro sahnesi gibi;
ışık, dekor, müzik ve
tabii ki yemek birbirini
”
tamamlamalı.
Türkiye’de biliyorsunuz ki sokak
lezzetleri hayli ünlü. Sizin Türkiye’de
en iyi bildiğiniz, en sevdiğiniz sokak
lezzeti hangisi? Hiç İtalyan mutfağına
uyarlamayı düşündünüz mü?
Türkiye’de sokak lezzetleri gerçekten
inanılmaz zengin ve karakterli. Benim en
çok dikkatimi çeken, hatta en sevdiğim
sokak lezzeti kokoreç oldu. Baharatları,
közde pişme tekniği ve o çıtır ekmekle
birleşince tam bir sokak şöleni. Belki
kokoreçi taze otlarla, biraz da zeytinyağıyla
harmanlayarak bruschetta tarzı bir sunumla
İtalyan dokunuşu katılabilir. Ama orijinalliği
o kadar güçlü ki, bence en güzeli İstanbul
sokaklarında, gece vakti o dumanın içinde
yemektir.
Çok eğlencelisiniz ve çok samimisiniz.
Eğer bir yemeği kişiliğinize benzetecek
olsanız, hangisi olurdu?
Sanırım pizza. Çünkü pizza ne kadar
basit görünse de içinde derin bir denge,
samimiyet ve paylaşım var. Herkesin sevdiği,
bir masayı etrafında birleştiren bir yemek…
Tıpkı benim hayat felsefem gibi.
Biz Danilo Zanna’yı mükemmel
yemekleriyle tanırız. Bir de madalyonun
diğer yüzüne bakalım. Mutfakta hiç
“facianız” oldu mu?
Tabii ki oldu! Ben de insanım. Bir defasında
büyük bir davette risottoyu fazla pişirmiştim.
Tadına baktığımda kalbim kırıldı çünkü
risotto benim için çok özel. O gün şunu
öğrendim: Mutfak hatalarla da güzel çünkü
hatalar sizi daha alçak gönüllü yapıyor.
73

