Page 63 - Gastronomi Dergisi
P. 63

GA STR O N O Mİ

                                         ömrünü mutfağa adayanlar


          Bu işi meslek olarak seçmeye nasıl
          karar verdiniz?
          Ben aslında bu işe çok yabancı biri değilim.
          Babam seyyar bileyiciydi. Tam 30 yıl bu işi
          yaptı ve bizi o emeğiyle okuttu, büyüttü.
          Babamın Güngören’de bir arsası vardı, onu
          da sermaye olarak bize verdi. “İsterseniz bir
          günde yiyin, isterseniz adam olun, büyütün.”
          dedi. O bizim için gerçek anlamda başlangıç
          sermayesiydi. Biz zaten bıçakçılığa çok
          aşinaydık. Doğal olarak işe oradan başladık.
          Sonra baktık kasaplar makine istiyor,
          “Makineyi de yaparız.” dedik. Önce hazır
          makineleri alıp sattık ama yetmemeye
          başladı. 1983–84 yıllarında küçük bir atölye
          kurduk. Zamanla makineleri kendimiz
          üretmeye başladık.

          Türkiye’de birçok ilke imza attık. Soğutmalı
          kıyma makinesini tek gövde içerisinde ilk
          biz yaptık. Patenti de bize aitti. Yine kemik
          testerelerini önce İtalya’dan getirdik, sonra
          Türkiye’de üretmeye başladık. Bunlar hep
          Ar-Ge’ye verdiğimiz önem sayesinde oldu.
          CNC tezgâhlarına da değinmek isterim
          çünkü o zamanlar bizim aldığımız yatay
          işleme tezgahı Türkiye’de sadece savunma
          sanayisinde Sakarya’daki bir fabrikada vardı.
          İkinci tezgâhı biz aldık. Öyle bir dönemdi
          ki telefonu kaldırıp “şu makine lazım”
          dediğimizde , 100 - 300 bin dolarlık makine
          kapıdan giriyordu. Bizim böyle bir itibarımız
          vardı. Bu sektördeki makineleşmede öncü
          bir firmayız.

          48 yıldır bu sektördesiniz. Geriye dönüp
          baktığınızda sektörde neler değişti?
          1980’lerde Avrupa’dan gelen makineleri
          hayranlıkla incelerdik. Ama zamanla onların
          eksiklerini görüp daha iyisini yapabileceğimizi
          fark ettik. Kasaplarla doğrudan temas                                    Benim geçtiğim tüm o zorlu yolları kendi
          halinde olmamız ihtiyaçları erken görmemizi                              kendime yaşayarak öğrenmem gerekti. Elli
          sağladı. Bu sayede Avrupa’nın önüne                                      yıldır aynı yollardan geçiyorum. O yüzden
          geçtik; daha fonksiyonel, daha güçlü                                     diyorum ki: Bizim o dönem böyle bir
          makineler yaptık. Hatta onların üretmediği et                            şansımız yoktu ama onlar çok şanslı.
          siniri ayıklama makinesi gibi özel makineler
          ürettik. Burada Çin piyasasına da değinmek   “                           Türkiye’de üretimin dönüşümünü nasıl
          isterim. Türkiye’nin Çin’e karşı avantajı;                               değerlendiriyorsunuz?
          hız ve esneklik. Çin’den bir ürün üç-dört   300 metrekarelik küçük       Biz bu işe başladığımızda günde beş makine
          ayda gelirken biz birkaç gün içinde teslimat                             üretebiliyorduk. Makine yapmak için parça
          yapabiliyoruz. Küçük adetlerde üretim   bir atölyeyle başlayan           bulmak bile zordu. Bugün ayda 2.500
          yapabilmemiz de büyük esneklik sağlıyor.                                 makine üreten bir yapıya ulaştık ve üretimi
                                                 bu yolculuk bugün 10              Çerkezköy OSB’ye taşıyarak daha büyük
          Nesilden nesile geçiş var. Siz babanızın,   bin metrekare kapalı         bir kapasiteye kavuştuk. Zamanla adeta
          oğlunuz da sizin yolunuzdan devam                                        bir “okul” haline geldik. Bizim bünyemizden
          ediyor. Bu konu hakkında neler         alana sahip modern bir            çıkmış 5'ten fazla firma var. Bu da bizim için
          söylemek istersiniz? Ona tavsiyeleriniz                                  büyük bir gurur kaynağı.
          var mı?                                  fabrikaya dönüştü.
          Ben hep şunu söylerim, “Benim babam                                      Sektörde kendinizi nasıl
          bıçakçı Süleyman.” Babam bıçak bileyen                                   konumlandırıyorsunuz?
          bir zanaatkârdı, kasapların bıçaklarını                                  Bizim alanımız tamamen gıda hazırlık
          bileylerdi. Ama Cem’in babası bir fabrikatör.                            makineleridir. Isıtma, soğutma, bulaşıkhane
          Bu aslında büyük bir fark yaratıyor. Babam                               gibi gruplar farklı bir kulvar; ancak onlarla iş
          bana hiçbir zaman, “Oğlum bu yola girme,     ”                           birliği içinde çalışırız. Kendi kulvarımızda ise
          burası zordur, sakattır, düşersin.” demedi.                              uzun yıllardır istikrarlı bir şekilde bir numara
                                                                                   olduğumuzu düşünüyorum. Bu işi seviyoruz,
                                                                                                                   63
   58   59   60   61   62   63   64   65   66   67   68