Gelenekten geleceğe bir vizyon, DoubleTree by Hilton Bodrum Işıl Club Resort
Bodrum Torba’nın en özel koyunda, köklü bir turizm mirasını Hilton profesyonelliğiyle buluşturan DoubleTree by Hilton Bodrum Işıl Club, bu sezon Şef Kaan Yıldırım liderliğinde her şey dahil konseptine ezber bozan, sürdürülebilir ve rafine bir gastronomi vizyonu kazandırıyor.
Dünyanın en prestijli otel zincirlerinden biri olan DoubleTree by Hilton, seyahatseverlerin zihninde genellikle iş seyahatlerine konfor katan dinamik "şehir oteli" konseptiyle yer edinmiştir. Misafirlerini kapıda sıcak bir çikolatalı kurabiye ile karşılayarak samimi bir konaklama felsefesi geliştiren marka, dünya genelinde bu dinamik yapısıyla tanınır. Ancak Ege’nin kalbinde, bu alışılagelmiş felsefeyi rafine bir sahil resort’u deneyimiyle harmanlayan özel bir istisna bulunuyor: DoubleTree by Hilton Bodrum Işıl Club Ultra All Inclusive Resort.
Bodrum’un en büyüleyici, dingin ve doğallığını korumayı başarmış noktalarından biri olan Torba Koyu’nda konumlanan tesis, sadece bir marka dönüşümünün değil, aynı zamanda köklü bir turizm mirasının da temsilcisi. 1994 yılından beri hizmet veren ve Torba Koyu'nun en eski, en köklü işletmelerinden biri olan otel, Doğan Holding’in Kurucusu Aydın Doğan’a ait. Doğan Ailesi için en önemli yatırımlardan biri olan ve aile fertlerinin de tatil dönemlerinde sıklıkla kullanmayı tercih ettiği bu özel mülk 2022 yılında Hilton’un Susona Bodrum LXR Hotels’in ardından bölgedeki ikinci büyük hamlesi olarak zincire dahil olmuştu. Turizm sektörünün dinamik süreçlerden geçtiği bir dönemde Hilton’un bu köklü tesisi bünyesine katması, sektöre de büyük bir cesaret verdi. Geçmişten gelen o meşhur "Bodrum’daki eviniz" anlayışı, Hilton’un küresel hizmet standartlarıyla birleştiğinde ortaya hem tanıdık hem de son derece profesyonel bir tatil destinasyonu çıkıyor. Tesisin en büyük alametifarıkalarından biri de tam olarak bu; yıllardır burayı mesken tutmuş, adeta aileden biri haline gelmiş yerli ve yabancı müdavimlerine her sezon yeni bir heyecan sunabilmek.
Torba’nın kucağında bir Ege masalı
4 hektarlık geniş bir çam ormanının içerisine kurulmuş, doğanın sunduğu huzurun doğrudan hissedildiği bir araziye yayılan tesis, dikey ve devasa bloklar yerine doğayla uyumlu, yatay bir mimariye sahip beş yıldızlı butik bir tatil köyü kimliği taşıyor. Mavi bayraklı özel plajı, geniş iskelesi ve yeşilin her tonunu barındıran bahçeleriyle misafirlerine izole ama bir o kadar da canlı bir atmosfer vadediyor. 290 oda ve 640 yatak kapasitesine sahip olan otel; yenilenen Spa & Wellness uygulamaları, enerjik spor aktiviteleri ve her yaş grubuna hitap eden eğlence programlarıyla çok yönlü bir tatil deneyimi sunuyor. Çocuklu ailelerin tatilini keyifli kılmak adına profesyonel eğitmenler eşliğinde hizmet veren Kids Club ise yenilenen programlarıyla miniklere yaratıcı bir dünya sunarken, ebeveynlere de kendilerine vakit ayırma fırsatı tanıyor. Evcil hayvan dostu yaklaşımı ise evdeki huzuru tatile taşımak isteyen aileler için burayı vazgeçilmez kılıyor.
Gastronomi ajandasından öne çıkan rafine detaylar
Bünyesinde toplam 4 restoran ve 7 bar barındıran tesis, yeme-içme çeşitliliği konusunda oldukça iddialı bir altyapıya sahip. Mutfak ekibinin başına geçen, uluslararası deneyime sahip Şef Kaan Yıldırım, günümüz dünyasının en büyük problemlerinden biri olan her şey dahil sistemlerdeki israf ve lezzet standardizasyonu konusuna oldukça radikal ve vizyoner bir dokunuş getirmiş. Geleneksel ultra her şey dahil konseptlerdeki "yüzlerce çeşit ama vasat lezzet" anlayışı, bu sezon Işıl Club’da yerini "az, öz, sade ve kusursuz lezzet" felsefesine bırakmış durumda. Mutfak ekibi, açık büfedeki gereksiz çeşitliliği azaltarak tamamen yerel, mevsimsel ve kaliteli ürüne odaklanmış. Bu strateji hem gıda israfını minimuma indirmek hem de sunulan her bir tabağın lezzet kalitesini en üst seviyeye çıkarmak adına atılmış harika bir sürdürülebilirlik adımı.
Mutfaktaki bu yeni felsefe, restoranların işleyişinden sunum tekniklerine kadar her detaya doğrudan yansıyor. Klasik açık büfelerde görmeye alıştığımız, yiyeceklerin büyük yığınlar halinde sergilendiği istasyonlar yerine, artık estetik açıdan göz dolduran ve şef tabağı mantığıyla hazırlanan porsiyonlanmış sunumlar tercih ediliyor. Bu akıllıca porsiyonlama yöntemi, misafir ile mutfak ekibi arasında birebir iletişim kurulmasını sağlarken, gıda israfının da büyük ölçüde önüne geçiyor.