Restoranlarda maliyet yönetimi nasıl yapılmalı?

Kâr marjlarının hiç olmadığı kadar düşük seviyelere gerilediği yeme-içme sektöründe maliyet yönetimi, restoran işletmeciliğinin temel önceliklerinden biri haline geldi. Türkiye’de 14 bini aşkın işletmenin verilerinin analizinden çıkan sonuçlara göre restoranlarda maliyet yönetimini doğru yapabilmek için aşağıdaki kriterlere dikkat etmek gerekiyor. 

1. Komisyon Yükünü ve Finansal Giderleri Minimize Etmek

Günümüzde yeme-içme sektöründe sürdürülebilir kârlılık için ciroların büyük bir kısmını oluşturan aracı komisyonlarına karşı finansal avantajların kullanılması gerekiyor. Ertesi gün %0 komisyonla tahsilat veya %2,99 gibi sabitlenen düşük oranlı işlemler, işletmelerin ek masraflarını kontrol altına alıyor. Tahsilat sürelerinin 45 günden 1 güne inmesi işletmelerin nakit akışını rahatlatırken, restoranları finansman maliyeti baskısından kurtarıyor.

2. Operasyonel Verimliliği Otomasyonla Sağlamak

Manuel yürütülen süreçler; personel maliyetlerine ve zaman kaybına yol açıyor. Restoran otomasyonu sayesinde tüm fatura verilerinin Gelir İdaresi Başkanlığı entegrasyonuyla tek tıkla sisteme aktarılması mümkün oluyor. Sipariş, mutfak ve kasa arasındaki kopukluk giderilerek; yanlış siparişler ve adisyon kaçakları operasyonun tamamen dışına itiliyor.

3. Stok Yönetimiyle Mutfaktaki Zayiatın Önüne Geçmek

Kârlılığın belirleyicilerinden mutfaktaki kayıpların veriyle yönetilmesi ve giderilmesi restoranlar için kritik önem taşıyor. Restoran otomasyonunun reçete bazlı envanter takibiyle gıda israfı minimum seviyeye iniyor. Veri analitiği sayesinde hangi ürünün kâr, hangisinin zarar ettirdiği saptanarak menü optimizasyonu yapılması ve mutfak maliyetlerinin kontrol altında tutulması kolaylaşıyor.

4. Yazılım ve Donanım Yatırım Maliyetini Sıfırlamak

Geleneksel sistemlerin talep ettiği binlerce dolarlık başlangıç yatırımından kurtulmak ilk adımı oluşturuyor. Bankalarla kurulan stratejik işbirlikleri, belirli ciro hedeflerini tutturan işletmelere adisyon yazılımını tamamen ücretsiz edinme imkanı sağlıyor. Donanımsızlaşma vizyonuyla tablet, yazarkasa ve POS cihazı karmaşası sona ererken; sipariş, ödeme ve fiş işlemleri tek bir cihazda toplanarak yatırım yükü ortadan kalkıyor.

5. Hibrit Mimari ile Satış Kesintilerini Engellemek

Bağlantı kesintileri nedeniyle satışın durması, işletmeler için telafisi zor bir ciro kaybı yaratıyor. Türkiye’nin ilk hibrit mimarili restoran otomasyon sistemi NarPOS, internet bağlantısı kopsa dahi sistemin lokalde çalışmaya devam etmesini sağlıyor. Bu sayede bağlantı olmadığında da sipariş ve ödeme süreçlerinin aksaması engellenerek gelir kaybı yaşanmasının önüne geçiliyor.

6. Pazar Yeri Entegrasyonuyla Personel Verimliliğini Artırmak

Dış sipariş platformlarından gelen verileri manuel olarak sisteme girmek işgücü israfına yol açıyor. Restoran otomasyonunun pazar yerleriyle tam entegrasyonu, tüm siparişlerin insan müdahalesine gerek duyulmaksızın doğrudan kasaya ve mutfağa düşmesini sağlıyor. Bu otomasyon kabiliyeti hem hata payını önemli ölçüde azaltıyorr hem de personelin odağını hizmet kalitesinde tutmasını kolaylaştırıyor.

7. Merkezi Yönetimle Operasyonel Çeviklik

Çok şubeli operasyonlarda her noktayı ayrı ayrı takip etmenin yarattığı yönetimsel maliyet, restoran otomasyonuyla yerini tek bir panelden yönetim kolaylığına bırakıyor. Tüm stok, reçete ve performans verileri merkezi olarak takip edilerek yönetim yükü hafifliyor. Raporlama süreçlerinin otomatikleşmesi ise hatalı kararların ve denetim eksikliğinden kaynaklanan finansal kayıpların önüne geçiyor.

8. Dijital Menüyle Baskı Maliyetlerini Bitirmek

Fiyatların hızla değiştiği bir ekonomide kağıt menü basım masrafları sürdürülebilirliğini yitirdi. QR menü kullanımıyla fiyat güncellemeleri anlık olarak dijitalden yansıtılarak hem operasyonel çeviklik sağlanıyor hem de her güncellemede oluşan menü basım maliyetleri ortadan kalkıyor.