Tabal Gastronomi Evi’nin hikâyesini sizden dinleyebilir miyiz?
Göreve geldiğimiz ilk gu¨nden itibaren Niğde’nin yalnızca tarihi ve doğal gu¨zellikleriyle değil, zengin mutfak ku¨ltu¨ru¨yle de hak ettiği değeri görmesini istedik. Bu doğrultuda “Tarihi Lezzetler Projesi”ni hayata geçirdik ve Niğde’nin kalbinde, tarihi bir mekânda Tabal Gastronomi Evi’ni kurduk. Tabal, sadece bir restoran değil aynı zamanda bir ku¨ltu¨r merkezidir. Burada ihtiyaç sahibi kadınlarımızı istihdam ediyor ve bununla beraber hem toplumsal katma değer sağlıyor hem de yerel mutfak ku¨ltu¨ru¨mu¨zu¨ yaşatıyoruz. Bugu¨n Tabal Gastronomi Evi, yöresel tatların korunduğu ve gelecek nesillere aktarıldığı bir merkez konumuna ulaştı.
Michelin başarınızdan bahsedelim. Bu sizin için nasıl bir su¨reçti?
Michelin Bib Gourmand ödu¨lu¨nu¨ almak bizim planladığımız bir hedef değildi, tamamen su¨rpriz bir gelişmeydi. Michelin Rehberi mu¨fettişleri gizli ziyaretler gerçekleştirdi ve emeğimizi bu şekilde taçlandırdı. Bu, yalnızca Tabal Gastronomi Evi’nin değil, tu¨m Niğde’nin başarısıdır. Bu ödu¨l, Niğde mutfağının uluslararası alanda tanınması anlamına geliyor. Yerelden evrensele uzanan çok kıymetli bir adım.
Menu¨de misafirleri hangi lezzetler bekliyor?
Menu¨mu¨zde Niğde’nin köklu¨ mutfak geleneğini yansıtan özel tatlar yer alıyor. Fırında tandır koyun, bademli ve kuş u¨zu¨mlu¨ pilav, mavi peynirli pide, yöresel salatalar, özenle hazırlanan çorbalar ve Niğde’ye özgu¨ birçok yerel yemek misafirlerimizle buluşuyor. Bu sofralar yalnızca lezzet değil, Niğde’nin tarihini ve Anadolu’nun ku¨ltu¨rel zenginliğini de taşıyor.
Tu¨rk mutfağının yu¨kselen değeri hakkında neler söylemek istersiniz?
Tu¨rk mutfağı yalnızca yemeklerden ibaret değil, köklu¨ bir ku¨ltu¨rel mirasın yansımasıdır. Her bölgenin kendine özgu¨ hikâyesi, u¨ru¨nu¨ ve pişirme tekniği vardır. Tu¨rkiye gastronomi alanında hızla yu¨kseliyor ve du¨nya bunun farkında. Biz de Niğde olarak bu mirasın hakkını vermek, mutfağımızı sofralar aracılığıyla anlatmak istiyoruz.
Niğde’nin mutfak felsefesini nasıl tanımlarsınız?
Bizim için mutfak; emeğin, ku¨ltu¨ru¨n ve tarihin bir araya geldiği bir alan. Felsefemiz, yerelden evrensele açılmak. Niğde’deki köklerimiz ne kadar sağlam olursa, bu değerleri du¨nyaya taşıma gu¨cu¨mu¨z de o kadar artar. Bu coğrafya Roma’dan Selçuklu’ya, Osmanlı’dan gu¨nu¨mu¨ze uzanan zengin bir tat mirasına sahip. Bizim motivasyonumuz, bu mirası yaşatmak ve geleceğe taşımak.
Yerel u¨ru¨n kullanımı konusunda nasıl bir yol izliyorsunuz?
Yerel u¨retim bizim için bir tercih değil, temel bir ilkedir. Üru¨nlerimizi kadın kooperatiflerinden, yerel u¨reticilerden ve esnafımızdan temin ediyoruz. Böylece hem kaliteyi koruyor hem de Niğde ekonomisine doğrudan katkı sağlıyoruz. Su¨rdu¨ru¨lebilirlik ve gastronomik kimliğin korunması açısından yerel u¨ru¨n kullanımı vazgeçilmezimizdir.
Burası aynı zamanda bir gastronomi okulu gibi. Bu alandaki çalışmalarınız neler?
Tabal Gastronomi Evi yalnızca yemek sunan bir yer değil aynı zamanda bir öğrenme ve paylaşım alanı. Yerel tariflerin kayıt altına alınması, kadın çalışanlarımıza yönelik eğitim programları, staj imkânları ve gençlere gastronomi alanında fırsatlar sunuyoruz. Amacımız, Niğde’nin gastronomi ve turizm potansiyelini uzun vadede gu¨çlendirmek.
Son olarak okuyucularımıza neler söylemek istersiniz?
Bu röportaj için teşekku¨r ederim. Çalışmalarımızı bu¨yu¨k bir sevgi, sabır ve özenle su¨rdu¨ru¨yoruz. Niğde’nin değerlerini du¨nyaya tanıtmak için aynı kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Çu¨nku¨ bizim için gastronomi, bir sofradan çok daha fazlası; bir ku¨ltu¨r mirası ve gönu¨l işidir.