Burgazada’da zamanı durduran bir klasik İskele Çardak

Marmara’nın ortasında, İstanbul’un o karmaşık ve yorucu temposuna tatlı bir mola vermek istediğimizde rotamız her zaman bellidir: Prens Adaları. Ama onların arasında Burgazada’nın yeri her zaman bir başkadır. Kalpazankaya’ya doğru uzanan sessiz yolları, çam kokulu rüzgârı ve iskeleye adım attığınız anda sizi karşılayan o köklü ada ruhuyla Burgazada, insana huzurun tarifini yeniden yaptırır.

 

Burgazada’ya adım atıp iskelenin o tanıdık atmosferine karıştığınızda ise hemen yanı başınızda adanın simgelerinden biri selamlar sizi: İskele Çardak.

Yaklaşık 18 yıldır aynı tutku ve özenle misafirlerini ağırlayan İskele Çardak, adanın sadece bir restoranı değil, adeta yaşayan bir hafızası. İşletmecisi Kurtuluş Tağ’ın samimiyeti ve misafirperverliği, mekana adım attığınız ilk andan itibaren hissediliyor. Zaten kapıdan girdiğinizde sadece profesyonel bir işletme değil, yıllardır burayı evi gibi benimsemiş sadık bir müdavim kitlesinin sıcaklığını da hemen fark ediyorsunuz. En güzel yanı ise, birçok ada mekanının aksine yaz-kış kapılarını kapatmadan, her mevsim aynı lezzet kalitesiyle hizmet vermeye devam etmesi.

Peki, İskele Çardak’ı Burgazada’da gidilecek mekanların en başına oturtan şey ne?

Cevap basit: Denize sıfır konumu, nefes kesen manzarası ve elbette taptaze deniz mahsulleri… Mekanın hem giriş katında denizin dalga sesleri eşliğinde masanıza kurulabiliyor hem de üst katından adanın ve denizin o eşsiz panoramik seyrine dalabiliyorsunuz.

Gelelim masaya… Deniz mahsulleri üzerine uzmanlaşmış bu meyhanede, soğuk mezelerden sıcaklara uzanan lezzet yolculuğu oldukça iddialı. Soğuklarda dengeli aroması ve tazeliğiyle öne çıkan Girit ezme, kıvamıyla tam bir klasik olan fasulye plaki, ferahlatıcı tadıyla levrek marin ve nostaljik dokunuşuyla manca masanın olmazsa olmazları arasında.

Ara sıcaklara geçtiğinizde ise ustalık kendini hemen belli ediyor. Dışı çıtır, içi yumuşacık patates kroket, tam kıvamında pişirilmiş kalamar tava, damakta iz bırakan karides güveç ve Ege esintisini masanıza taşıyan sıcak sıcak servis edilen peynir saganaki tabağı zenginleştiriyor.

Ana yemekte ise iş tamamen mevsimin cömertliğine kalmış. Tezgâhta ne taze ve mevsimine uygunsa, Kurtuluş Bey ve ekibi onu en doğru pişirme tekniğiyle önünüze getiriyor. Güler yüzlü, ilgili ve hızlı personeli sayesinde de yemek boyunca kendinizi tam anlamıyla "ağırlanmış" hissediyorsunuz.

Burgazada’nın o sakin, naif atmosferinde; denizin yanı başında, dost sofralarının tadını çıkarmak ve gerçek bir ada meyhanesi deneyimi yaşamak isterseniz, İskele Çardak’ta Kurtuluş Tağ ve ekibinin konuğu olmayı mutlaka listenizin üst sıralarına ekleyin.